Etkileşim uğruna kaybettiğimiz insanlığımız!
Bir musibet bin nasihatten evladır!
01.11.2026 - Pazar 11:35
Yazar Emre Tamirciler
@emretamirciler
“Bir musibet bin nasihatten evladır.” diye boşuna dememiş atalarımız. Ne yazık ki biz insanoğlu, başımıza bir şey gelmeden önemini, değerini, kıymetini anlayamıyoruz. Hayatın telaşına öyle bir kaptırıyoruz ki kendimizi, belki de bu yüzden fark edemiyoruz. Dışarıda havayı güneşli gördüğümüzde nasıl içimizde çiçekler açıyor, öyle değil mi? Fakat aynı güneş, yan komşumuza aynı enerjiyi, aynı umudu vermiyor. Bizde papatyalar açarken onlarda karanfiller açıyor mesela. Kiminin yakını yaşam mücadelesi veriyor, kimi ekonomik sıkıntılarla mücadele ediyor. Bazen insanlar daha çok kazanayım diye hırs yaparken bazı insanlarımız da yaşına, sırtındaki kamburuna, gözlerinin şaşılığına aldırış etmeden sabah ezanlarında rızkının peşinden koşup kendi hayat mücadelesini veriyor. Ve biz insanoğlu öyle benciliz ki sadece kendi mücadelemizi görüyoruz. Hani paylaştıkça çoğalırdı mutluluk? Hani bir lokma ekmeği bölüşünce daha da lezzetli hale gelirdi?
Halden anlamayı denedik mi mesela? Lüks araçlarımızı sağa sola, kaldırımlara park edip işimizi görmeye giderken engelli bireylerimizin yolunu işgal ettik mi diye hiç düşündük mü? Birine yardım ederken o yardımı yapmamızın sebebi kendi egomuzu tatmin etmek mi, yoksa gerçekten elimizi uzattığımız kişinin durumunu anlamak mıydı? Velhasılkelam, samimi olmak gerek! Önce Yaratıcı'ya, sonra kendimize, sonrası sonra.. Samimi olmadan yapılan her bir iyilik, karşısındakini gerçekten iyi hissettirmiyor, biliyor musunuz? Bilmiyorsak hatırlayalım. Ömrümüz milyon değil, sevgili kendini üstün görenler; karşısındaki insanlara üst perdeden konuşanlar! Koskoca bir evrende kum tanesi kadar dahi değiliz! Ömür tamamlanıp toprağa girdiğimizde, yapmış olduğumuz iyilikler bizi yaşatacak. Daha acısını söyleyeyim mi?
Bizi tanıyan son insan da öldüğünde aslında hiç doğmamış olacağız! Şu an sahip olduğumuz ev, araba, arsa, mevki, makam, koltuk ya da her neyse işte... Bunlar 100 yıl sonra ne olacak? Evimiz duruyorsa o evde başkası oturacak. Tüm dostlarımızla oturup sohbet ettiğimiz parkta başkaları olacak. Şu an oturup üzerinde yazılar yazdığımız masa bile, şayet kalırsa, yıllar sonra bir başkasının olacak. O yüzden güç, kuvvet, para, sağlık, itibar bir kenarda kalsın! Geçmişte kendini yüksekte görenlerin tümü şimdi toprak altında! Ve biz de toprak olacağız. Nasip olursa bizim de üzerimizde çiçekler açacak. Tabii dünyada hakkıyla yaşayabilirsek eğer. Sahi, neydi dünya hayatı? Buraya geliş amacımız neydi? Hiç düşündük mü? Hayır, düşünmedik. Çocukluğumuzda dip dibe büyüdüğümüz insanları şimdi hatırlamıyoruz bile. Egolarımız savaşıyor, mevkilerimiz çatışıyor ve biz kırıp dökmeye devam ediyoruz. Kimsenin kimseye yaptığı kötülük yanına kar kalmıyor. Öncelikle bunu bir bilelim.
İnsanlara söylediklerimizden çok, hissettirdiklerimiz iz bırakıyor. Ünlü bir Amerikalı yazar diyor ki: “İnsanlar onlara ne söylediğimizi unutabilirler, insanlar onlara ne yaptığımızı da unutabilirler; ama insanlar, onlara kendilerini nasıl hissettirdiğinizi asla unutamazlar!” Karşımızdaki insana iyilikle bir şeyleri söylerken dahi ses tonumuza dikkat etmeliyiz. Çünkü tüm pozitif duygularımız bir anda negatife dönebiliyor. İnsan enerjisiyle var olurmuş! Yıllar önce enerjiyle alakalı kitapları okuduğumda enerjinin yayıldığından ve insanı çevrelediğinden bahsederlerdi. Okudukça değil, yaşadıkça öğreniyormuş insan. Bir çocuğun göz hizasına eğilerek ona küçük bir ikramda bulunalım. Gözlerindeki ışığı gördüğümüzde yaşam ve hayat enerjimizin nasıl arttığını görmüş olacağız. Hissettirmek önemli olan.. Anamız, babamız, yakınlarımız... Onlarla sohbet ederken genelde göz teması kurmuyoruz. Şöyle bir karşılarına geçsek, gözlerinin içine bakarak sevdiğimizi söyleyip doyasıya öpsek ne kaybederiz ki? Yıkamıyoruz değil mi yakınlarımıza ördüğümüz duvarları?
Evet, yıkamıyoruz!
Hayata veda ettiklerinde, toprak sevdiklerimizi birer birer çağırdığında, musalla taşında onları yıkayamayacağımız gibi..
Etkileşim uğruna kaybettiğimiz insanlığımız!
Bir musibet bin nasihatten evladır!
Moldova'da alışılmışın dışında bir rota!
Yazar Ali Uçar “insanları söyledikleriyle değil, yaptıklarıyla değerlendirmeyi öğrendim”
Kadir Sarı ve Alper Atakan’dan yeni hit adayı ''Esmerim''
Melis Arslan’ın “Topluluğum” sergisi sanatseverlerle buluşuyor
Tekir'den yeni albüm sürprizi ''BoomBesk''
Üç eski dost aynı şarkıda buluştu!
Ece Deniz’den yeni şarkı “Bu Gece Son''
Enis Arıkan ve Gonca Vuslateri The Cube'da seyirci ile buluştu!