Hasret Dilek Delier yazdı ''Gidenlerin ardından''
26.05.2026 - Salı 18:55
Hasret Dilek Delier
Bazen en sevdiklerimiz, değer verdiklerimiz ve kıyamadıklarımız bir gün ansızın hayatımızdan giderler.
Sizilerin de hayatınızdan gidenler oldu mu hiç? Hem de hiçbir şey söylemeden, veda bile etmeden. Anlayamayız, hani defalarca sorarız kendimize neden diye. Cevapsız sorular birikir içimize. Bazen de gidenler için geçerli sebepler buluruz, bahanelere sığınırız.. Bir süre sonra sessizliğe gömeriz kendimizi. Tuttuğumuz o sessiz nöbeti, en çok telefon rehberlerimiz ve sosyal medya hesaplarımız ifşa eder. Bilmem farkında mısınız? Modern zamanlarda vefa, ayrılık ve ölüm arasındaki o ince çizgide, dijital bir hafıza bekçiliğine dönüştü. Sanırım bu bekçilik bazılarımız için bir ömür boyu sürecek gibi..
Hayatımızdan çıkanlar genelde iki yolla gider: Ya kendi tercihleriyle bizi bir vefasızlığın gölgesinde bırakırlar ya da ölümün o soğuk gerçeğiyle sessizce aramızdan ayrılırlar. İlginçtir ki, her iki gidişin ardından da elimiz o tanıdık isme, o numaraya gider ama asla "sil" butonuna basamaz.Vefasızlık canımızı yakmıştır, ardına bakmadan gidenin açtığı yara henüz tazedir. Yine de rehberdeki o isim orada öylece durur. Çünkü o numarayı silmek, yaşanmış güzel günlerin hakkını teslim eden o içsel vefayı da silip atmaktır. Anılara duyulan saygı, maruz kalınan haksızlıktan daha büyük gelir kalbe. Öfke geçer, kırgınlık baki kalır ama yaşanmışlığın hatırası hepsinden üstün gelir. Her ne kadar hiç aramasak da, sormasak da. Hatta numaraları değişti mi bilmesek de yada bizi engellemiş olsalar da, silmeye elimiz varmaz varamaz ya işte öyle.. Ölümün ayırdıkları ise bambaşka bir sızıyı taşır ekranlarımıza: Artık hiç çalmayacağını, o hattın çoktan kapandığını ya da sesini bir daha asla duyamayacağımızı bilerek saklarız o numarayı. Sosyal medyada eski bir fotoğrafa denk geldiğimizde dururuz. Bazen gözlerimiz dolar, bazen de tebessüm ederiz.
Dijital dünyada bir insanı takipten çıkarmak tek bir dokunuşla mümkündür ama vicdan dünyasında o insanı yok saymak imkansızdır. O profiller, o eski mesajlar artık yaşayan birer anıt mezar gibidir vefa, sadece hayatta ve yanımızda olanlara sunulan bir borç değildir. Vefa, gidenlerin ardından onların yokluğunda bile hukukunu koruyabilmektir. İster bir vefasızlığın kırgınlığıyla gitmiş olsunlar, ister ölümün zamansızlığıyla; telefonumuzda sakladığımız her isim, her mesaj geçmişimize ve kendi insanlığımıza duyduğumuz saygının birer kanıtıdır. Sizi bilmem ama özellikle vefat edenleri ben silemiyorum. Elim varmıyor, kıyamıyorum. Sonsuza dek kalbimde olsalar da.. Gidenleri rehberlerinden silemeyen, anıların hatırına sessizce vefa gösteren son kaleleriz belki de. Çünkü biliriz ki, isimler silinince acı bitmez ama isimleri korudukça insanlığımız baki kalır..
Hasret Dilek Delier yazdı ''Gidenlerin ardından''
Milli takım coşkusuna Murat Dalkılıç imzası!
Hasret Dilek Delier yazdı ''Hüzünlü 19 mayıs''
Şarkıcı Pau, konser gelirini şehit aileleri ve polis teşkilatına bağışladı!
Gazapizm’den İzmir’de alevli sahne şovu ile unutulmaz konser!
Model 10 Yıl sonra İzmir ve İstanbul konserleri ile yeniden sahneye döndü!
Cem Belevi’den ressam annesine destek!
İspanya’dan Eurovision boykotu “Tarihin doğru tarafında yer alıyoruz”
İbrahim Erkal'ı unutmayan şeyler sadece şarkıları değildi!
Müziğimin insanlara iyileştirme, dayanışma ve umut verme aracı olmasını istiyorum!