Yasin Yıldıran’dan içsel bir yüzleşme “Kurtar beni”
İlber Ortaylı kimdir?
10.03.2026 - Salı 16:44
21 Mayıs 1947 tarihinde Avusturya’nın Bregenz şehrinde Kırım Tatarı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Henüz iki yaşındayken ailesiyle birlikte Türkiye’ye göç etti. Çok dilli ve kültürel açıdan zengin bir aile ortamında büyüyen Ortaylı’nın annesi, Kafkasyalı Karaçay kökenli Şefika Ortaylı’dır. Kırım’ın köklü ailelerinden Şirinski ve Karaşay soyuna mensup olan Şefika Ortaylı, Stalingrad’da Rus Dili ve Edebiyatı eğitimi almış ve uzun yıllar Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğretim üyeliği yapmıştır. Babası Kemal Ortaylı ise Kırım doğumlu bir uçak mühendisi olup Kırım tarihi ve Tatarlar üzerine eserleri Türkçeye kazandıran bir isimdir. Türkçe, Almanca ve Rusçanın konuşulduğu bir ev ortamında yetişen Ortaylı’nın Enver, Emeldar ve Nuriye adlarında üç kardeşi vardır. Eğitim hayatına İstanbul Avusturya Lisesi’nde başlayan Ortaylı, 1965 yılında Ankara Atatürk Lisesi’nden mezun oldu.
Ardından Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nde öğrenim gördü ve 1970 yılında mezun oldu. Üniversite yıllarında Şerif Mardin, Halil İnalcık, Mümtaz Soysal, Seha Meray, İlhan Tekeli ve Mübeccel Kıray gibi Türkiye’nin önde gelen akademisyenlerinden ders aldı. Aynı dönemde Zafer Toprak ve Mehmet Ali Kılıçbay gibi önemli isimlerle aynı akademik çevrede yer aldı. Akademik çalışmalarını uluslararası alanda da sürdüren Ortaylı, Viyana Üniversitesi’nde Slav ve Doğu Avrupa dilleri üzerine eğitim gördü. Yüksek lisans çalışmalarını Chicago Üniversitesi’nde Halil İnalcık’ın danışmanlığında tamamladı. “Tanzimat Sonrası Mahallî İdareler” başlıklı teziyle 1974 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde doktor unvanını aldı. “Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman Nüfuzu” adlı çalışmasıyla 1979 yılında doçent oldu. 1982 yılında üniversitelere uygulanan siyasi yaptırımlara tepki göstererek görevinden istifa etti.
Bu süreçte Viyana, Berlin, Paris, Princeton, Moskova, Roma, Münih, Strazburg, Sofya, Cambridge, Oxford ve Tunus gibi birçok önemli şehirde dersler, seminerler ve konferanslar verdi. 1989 yılında Türkiye’ye dönerek profesör unvanını aldı ve 1989–2002 yılları arasında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İdare Tarihi Anabilim Dalı Başkanlığı görevini yürüttü. Daha sonra Galatasaray Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaptı. Türk hukuk tarihi alanında dersler veren Ortaylı, akademik çalışmalarını uzun yıllar Galatasaray Üniversitesi başta olmak üzere çeşitli üniversitelerde sürdürdü. 2005 yılında Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü görevine getirilen Ortaylı, bu görevi yedi yıl sürdürdü ve 2012 yılında yaş haddinden emekli oldu.
Akademik çalışmalarının yanı sıra Uluslararası Osmanlı Etütleri Komitesi yönetim kurulu üyeliği, Avrupa İranoloji Cemiyeti üyeliği ve Avusturya-Türk Bilimler Forumu üyeliği gibi birçok uluslararası kurumda görev aldı. 2018 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda bakanlık danışmanı olarak görev yaptı. İleri seviyede Almanca, Rusça, İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve Farsça bilen Ortaylı’nın ayrıca Latince bilgisi de bulunmaktadır. 1981 yılında Ayşe Özdolay ile evlenen Ortaylı’nın bu evlilikten Tuna adında bir kızı oldu. Çift 1999 yılında boşandı. Tarih çalışmalarının yanı sıra çocukluk yıllarından itibaren büyük bir ilgiyle biriktirdiği minyatür otomobil koleksiyonu da Ortaylı’nın bilinen hobileri arasında yer almaktadır.
Bir Adam Yaratmak, beyaz perde'de izleyici ile buluşmaya hazırlanıyor!
İskender Pala’nın yeni romanı “Soygun” kitapçılardaki yerini aldı!
Hayatını kaybeden şarkıcı Rıza Tamer’in kitap yazdığı ortaya çıktı!
Cem Özkök Somali’de savaş mağduru çocuklar için umut oldu!
Şarkıcı Rıza Tamer hayatını kaybetti! Peki Rıza Tamer kimdir?
Ayşe Gül Yıldırım’dan okuma listenize mutlaka eklenmesi gereken kitaplar!
Okan Bayülgen’den ebeveynlere çarpıcı uyarı “Çocuğun canı sıkılmalı!”
Ozan Orhon, dizi yapımcılarına sert tepki gösterdi ''en büyük sorumlu sizsiniz''
Acun Ilıcalı “Almanya’da kanal aldık, büyüdükçe devamlı borçlanma oluyor“
Gökhan Akar: Sanatçının işi sadece şarkı yapmak değil, toplumun yarasına dokunmaktır!