Bir aşkın ardından kalan son söz “seni seviyorum”

05.10.2026 - Pazartesi 23:40

Röportaj: Hasret Dilek Delier

“Seni unutmadım, unutmaya da çalışmadım..”–REC Herkese merhaba! Bugün müzik dünyasının çok özel bir ismini ağırlıyorum. Yılların sahne tecrübesini bugün hayatının en özel hikâyelerinden biriyle buluşturan Recep Işık, namıdiğer REC, bizlerle. Yeni çalışması “Bu Gece” üzerinden hem müzik yolculuğunu hem de hayatının büyük aşkı Paula ile yaşadığı 30 yılı aşkın hikâyeyi konuşacağız.

Hasret Dilek Delier: Hoş geldin REC. Seni burada ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyorum. Nasılsın?

REC: Öncelikle bu güzel davetiniz için çok teşekkür ederim. “Nasılsın?” sorusunun cevabı benim için artık eskisi kadar kolay değil. Hayat bana çok büyük mutluluklar yaşattı. Dünyanın farklı ülkelerinde sahnelere çıktım, çok değerli müzisyenlerle çalıştım, binlerce insanın alkışını duydum. Ama hayatımın en büyük mutluluğu sahnede değil, Paula ile kurduğumuz hayatın içindeydi. En büyük acım da onu kaybetmek oldu. Bugün hâlâ müzik yapıyor, çalışıyor, üretiyor ve hayata devam ediyorum. Fakat Paula benim geçmişimde bırakıp yürüdüğüm biri değil. O, hâlâ hayat hikâyemin bir parçası. “Bu Gece”yi de bu yüzden yalnızca bir şarkı olarak görmüyorum. Bu Gece, Paula’ya söyleyemediğim bazı cümleleri müzikle söylediğim bir mektup.




Hasret Dilek Delier: Barış Manço’nun sahnedeki o unutulmaz takdimleriyle hafızalarımıza kazındın. Önce biraz geriye dönelim. Kurtalan Ekspres yılları, dünya turneleri ve sonunda bir kız çocuğuyla taçlanan o büyük aşk.. Bütün bunlar hayatında nasıl bir iz bıraktı?

REC: Benim müzik yolculuğum çok küçük yaşta başladı. Sekiz yaşından beri müziğin içindeyim ve ana enstrümanım davul.1986 yılında Barış Manço ile çalışmaya başladım. Barış Abi ve Kurtalan Ekspres ile yaklaşık 12 yıl süren çok özel bir dönem yaşadım. Dünyanın birçok ülkesinde konserler verdik; Japonya’dan Avrupa’ya kadar bugün hâlâ unutamadığım sahneler ve anılar biriktirdim. Fakat burada Paula ile ilgili önemli bir ayrıntıyı özellikle anlatmak isterim. Paula ile Barış Manço sayesinde tanışmadık. Biz Paula ile 1987 yılında tanıştık ve sevgili olduk. Paula, Kurtalan Ekspres’e katıldığında biz zaten yaklaşık bir yıldır beraberdik. Paula çok güzel gitar çalıyor ve çok güzel şarkı söylüyordu. İngilizce parçalar söylüyor, Barış Manço şarkılarını da çalıp okuyordu. Üstelik 15 yaşından beri Barış Manço hayranıydı. Paula’yı Barış Abi ile ben tanıştırdım. O dönemde Barış Manço’nun menajeri Tamer Şahin, Paula’nın sesini dinledikten sonra bana, “Paula’yı Barış Manço’nun vokalisti yapalım” teklifinde bulundu. Ben de, “Bunu bana değil, Paula’ya sorun. Kararı kendisi versin” dedim. Paula kabul etti ve benden sonra Kurtalan Ekspres ailesine üçüncü vokalist olarak katıldı. Barış Abi de onu kendine özgü esprili üslubuyla “Benim ithal Hollandalı vokalistim” diye tanıtırdı. Yani aslında müzik bizi tanıştırmadı. Biz zaten birbirimizi bulmuştuk; müzik daha sonra hayatımızı ve sahnemizi de birleştirdi. 20 Ağustos 1992’de evlendik. Sonra kızımız İzay dünyaya geldi. Paula ile 30 yılı aşkın bir hayat paylaştık. Sahneyi, turneleri, evimizi, kızımızı, mutlulukları, tartışmaları, barışmaları, hastalıkları… Gerçek bir hayatın içinde ne varsa hepsini birlikte yaşadık. Bugün geriye dönüp baktığımda alkışları elbette hatırlıyorum. Ama insan zaman geçtikçe şunu anlıyor: Hayatın en değerli anları bazen binlerce insanın alkışladığı sahnelerde değil, sevdiğin insanla aynı masada sessizce oturduğun anlardaymış.

Hasret Dilek Delier: “Bu Gece” klip projen için neden bu zamana kadar bekledin?

REC: Çünkü hazır değildim. Paula’yı 2020 yılında kaybettim. Birlikte 30 yılı aşkın bir hayatınız varsa, kaybettiğiniz yalnızca eşiniz olmuyor. Bir anda alışkanlıklarınız, evinizdeki ses, sabahınız, akşamınız, gelecek planlarınız… Her şey değişiyor. Üç yıl psikolojik destek aldım. Yalnız yaşamayı, eve yalnız dönmeyi ve hayatı yeniden tek başıma sürdürmeyi öğrenmeye çalıştım. Ama bir şeyi hiç yapmadım: Paula’yı unutmaya çalışmadım. Çünkü unutmak istemedim. Zaman acıyı tamamen ortadan kaldırmıyor. Sadece onunla yaşamayı öğreniyorsunuz. Bir süre sonra içimde birikenleri artık konuşarak anlatamadığımı fark ettim. Ben müzisyenim. Ve kendimi en iyi bildiğim dille anlatmaya karar verdim: Müzikle. “Bu Gece” böyle doğdu.

Hasret Dilek Delier: Klip izleyenleri gerçekten derinden etkiliyor. Bize projenin doğuşunu ve klip sürecini anlatır mısın?

REC: Bu projeye başlarken kendime çok zor bir soru sordum: “Paula ile yaşadığım 30 yılı aşkın bir hayatı yaklaşık beş dakikaya nasıl sığdırabilirim?” “Bu Gece” klibinde yapmaya çalıştığım tam olarak buydu. Tanışmamızdan sevgili oluşumuza, Barış Manço yıllarından evliliğimize, kızımız İzay’ın dünyaya gelişinden aile hayatımıza ve sonunda Paula’nın hastaneye götürüldüğü o korkunç güne kadar… Bir ömrün izlerini birkaç dakikaya sığdırmaya çalıştık. Gerçek fotoğraf ve görüntülerimizden yararlandık. Yapay zekâ teknolojisi de bazı anılarımızı yeniden görselleştirmemize yardımcı oldu. Klipte ben sahnedeyim. Paula ise sanki başka bir dünyadan beni izliyor. Şarkı ilerledikçe hayatımız gözümüzün önünden geçiyor. Ve finalde Paula’yı bir melek gibi görüyoruz. Ben burada ölümü göstermek istemedim. Ölümden sonra geride kalan sevgiyi göstermek istedim.




Hasret Dilek Delier: Klibin 27 Eylül’de yayınlanmasının özel bir sebebi var mı?

REC: Evet. Hem de benim için çok özel bir nedeni var. 27 Eylül, Paula’nın doğum günü. Bu nedenle başka bir tarih düşünmedim. Paula artık verdiğim bir hediyeyi elleriyle açamayacak. Ama ona hâlâ bir doğum günü hediyesi verebileceğimi düşündüm. Benim verebileceğim en anlamlı hediye de müzikti. “Bu Gece”yi onun doğum gününde yayınlamak bu yüzden çok önemliydi. Belki fiziksel olarak artık yanımda değil ama ben onun doğum gününü hâlâ kutluyorum. Çünkü bana göre ölüm, sevdiğiniz bir insanın doğduğu günü takvimden silemez. “Bu Gece”, benim Paula’ya doğum günü hediyemdi.

Hasret Dilek Delier: Klibin yönetmenliğini kim üstlendi?

REC: Klibin yönetmenliğini İmre Haydaroğlu üstlendi. Bu sıradan bir video klip olmadığı için İmre’nin hikâyeyi ve benim ne anlatmak istediğimi doğru anlaması benim için çok önemliydi. Çünkü ekranda gördüğünüz iki kurmaca karakter değil. O insanlar biziz. O hayat bizim hayatımız. Fotoğraf ve video arşivimizden yararlandık. Yapay zekâ teknolojisiyle bazı anıları yeniden görselleştirdik. Ben de doğal olarak hikâyenin her aşamasında yer aldım. İmre’nin bütün bunları görsel bir dile dönüştürmesiyle ortaya benim gözümde yalnızca bir video klip değil, Paula’ya bırakılmış görsel ve müzikal bir hatıra çıktı.




Hasret Dilek Delier: Klipte Paula’nın hayata gözlerini yummadan önceki son anları ve zamansız vedası da işleniyor. Dinleyiciler “Paula’nın son sözleri neydi?” ve “REC bu şarkıyı neden yaptı?” sorularının cevabını bulabilecek mi?

REC: Evet.. Bu benim için anlatması en zor bölümlerden biri. Paula ambulansla hastaneye götürülürken birbirimize söylediğimiz son sözler: “Seni seviyorum”oldu. O anda insan bunun birbirinize söyleyeceğiniz son söz olduğunu bilmiyor. 24 Kasım 2020’de Paula’nın beyin ölümü gerçekleşti. Ertesi sabah yaşam desteği sonlandırıldı. Sonrasında insanın içinde çok fazla yarım cümle kalıyor. “Keşke biraz daha sarılsaydım…” “Keşke şunu da söyleseydim…” “Keşke bir günümüz daha olsaydı…” “Bu Gece”yi biraz da o yarım kalan cümleler için yaptım. Ama çok önemli bir şeyi özellikle söylemek isterim: Ben bu klibi insanların bana acıması için yapmadım. Paula yaşadı. Sevdi. Sevildi. Anne oldu, eş oldu, müzik yaptı, sahnelere çıktı ve hayatımda çok büyük izler bıraktı. Ben onun nasıl öldüğünü değil, nasıl yaşadığını ve ne kadar sevildiğini insanların hatırlamasını istiyorum.

Hasret Dilek Delier: Klibi izleyenlerin yorumları seni nasıl etkiledi?

REC: Beni belki de en fazla etkileyen şeylerden biri bu oldu. İnsanlar yalnızca “şarkıyı beğendim” veya “klip güzel olmuş” demediler. “Ağlayarak izledim” diyenler oldu. “Annemi hatırladım, babamı hatırladım” diyenler oldu. Bir izleyici, “Paula’yı, annemi, babamı… herkesi yaşadım izlerken” diye yazdı. Bir başkası bu çalışmayı “bir film, bir ağıt, bir sevda destanı” diye tarif etti. Bir başkası, “Uzun zamandır bu kadar duygulanmamıştım” dedi. Bu yorumları okuduğumda çok önemli bir şeyi fark ettim: Ben Paula’yı anlatırken insanlar kendi kaybettikleri insanları görmeye başlamışlar. İşte o anda “Bu Gece”nin artık yalnızca Paula ile benim hikâyem olmadığını anladım. Sevdiği birini kaybetmiş, özlemiş, içinde söyleyemediği sözler kalmış insanların da şarkısı olmaya başladı. Bir sanatçı için bundan daha değerli ne olabilir?




Hasret Dilek Delier: Şarkındaki şu cümle çok etkileyici: “Seni unutmadım. Unutmaya da çalışmadım. Çünkü bazı insanlar hayatımızdan gider ama kalbimizden hiç gitmez.” Bugün neler hissediyorsun?

REC: Bugün de aynı şeyi söylüyorum: Seni unutmadım Paula. Unutmaya da çalışmadım. Çünkü neden unutayım? 30 yılı aşkın hayatımı paylaştığım, kızımın annesi olan, aynı sahneleri, aynı evi, aynı sofrayı, aynı hayalleri paylaştığım bir insanı neden unutmaya çalışayım? Elbette hayat devam ediyor. Ben de çalışıyorum, gülüyorum, müzik yapıyorum, yeni projeler üretiyorum. Ama öğrendiğim çok önemli bir şey var: Hayata devam etmek, unutmak demek değildir. Paula’yı düşündüğümde artık yalnızca öldüğü günü düşünmek istemiyorum. Gülüşünü hatırlamak istiyorum. Sesini… Birlikte yaptığımız yolculukları… Kızımızla geçirdiğimiz günleri… Tartışmalarımızı, barışmalarımızı, saçma sapan şeylere birlikte gülüşümüzü… Çünkü benim asıl istediğim şu: Paula’nın ölümünü değil, Paula’nın yaşamını yaşatmak.

Hasret Dilek Delier: Peki bu büyük aşkı beyaz perdeye aktarmayı hiç düşündün mü?

REC: Aslında bu sorunun cevabı benim için çok özel. Çünkü biz bunu sadece düşünmedik. Bu proje gerçekten başladı. Barış Manço’nun ortağı ve “7’den 77’ye” programının yapımcısı Erkmen Sağlam, Paula’nın ölümünden kısa bir süre sonra bana hayatımızın bir diziye dönüştürülmesini teklif etti. Hatta projenin adı bile belliydi: “Hollandalı Gelin” 14 bölümlük bir dizi olarak planlanıyordu. Ben kabul ettim. Erkmen Sağlam’ın asistanı Aslıhan Uğur ile aylarca çalıştık. Ben Paula ile yaşadığımız hayatı bütün ayrıntılarıyla anlattım. Tanışmamızı, aşkımızı, Barış Manço yıllarını, turneleri, evliliğimizi, kızımızı, mutluluklarımızı, zor günlerimizi ve sonunda yaşadığımız o büyük kaybı… Bunların hepsi senaryo çalışması için kayda geçiriliyordu. Fakat hayat bazen bizim yazdığımız senaryodan çok daha acı bir senaryo yazıyor. Erkmen Sağlam bu projeyi yürütürken ağır bir hastalığa yakalandı ve ne yazık ki onu da kaybettik. Onun vefatıyla “Hollandalı Gelin” projesi yarım kaldı. Fakat şimdi çok önemli ve benim için de heyecan verici bir gelişme var. Geçtiğimiz günlerde Aslıhan Uğur beni yeniden aradı. Bana, “Bu projeyi tekrar hayata geçirebiliriz. Sponsor ve yönetmen arayalım” dedi. Ben de olumlu karşıladım. Çünkü benim için mesele kendimi meşhur etmek veya hayatımı göstermek değil. Paula’nın hatırasını yaşatmak. Şimdi ben de merak ediyorum: Acaba yıllar önce yarım kalan “Hollandalı Gelin” bir gün gerçekten izleyicinin karşısına çıkacak mı? Eğer çıkarsa “Bu Gece” klibi belki de Paula ile yaşadığımız 30 yılı aşkın hikâyenin beş dakikalık küçük bir ön gösterimi olarak kalacak.




Hasret Dilek Delier: Bizimle paylaştığın bu vefa ve saf sevgi için yüreğine sağlık. Teşekkür ederiz REC..

REC: Asıl ben teşekkür ederim. Çünkü bu röportaj sayesinde Paula’nın adının bir kez daha anılması bile benim için çok değerli. “Bu Gece”yi insanların bana üzülmesi için yapmadım. Belki bu klibi izleyen bir insan kalkıp eşine sarılır. Belki uzun zamandır aramadığı annesini ya da babasını arar. Belki sevdiği birine söylemeyi sürekli ertelediği iki kelimeyi söyler: “Seni seviyorum.” O zaman benim için “Bu Gece” amacına ulaşmış demektir. Çünkü hayat bana çok ağır bir şekilde şunu öğretti: Sevginizi söylemeyi ertelemeyin. Paula ile birbirimize söylediğimiz son söz “Seni seviyorum” oldu. Ve bugün, yıllar sonra Paula bir anlığına karşıma çıkabilse… Ona söyleyeceğim ilk söz de yine aynı olurdu: “Seni seviyorum Paula…” REC Bir Şarkı, Bin His.

category / Magazin
👉 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!

En çok kullandığınız sosyal medya uygulaması hangisi?
instagram
Youtube
X(Twitter)
NSosyal
Tiktok